|

Yeni Çağın Hastalıkları Nomofobi ve Fomo

Yeni Çağın Hastalıkları Nomofobi ve Fomo
03 Kas 2019
Paylaş:

Teknolojinin her geçen gün daha da ilerlemesi, kullanıcıları teknolojiye daha da bağlı kılıyor. Günlük rutine yerleşen aletler ile hayat standardı ilerliyor. Banka şubesine gitmeden telefon yoluyla banka işlemleri gerçekleştirilebiliyor, cep telefonundan alışveriş yapılabiliyor, iş görüşmeleri görüntülü olarak gerçekleştirilebiliyor. Kısacası telefonlar artık hayatımızın her anında etkin olarak kullanılıyor. Tüm bu işlemler ve daha fazlasının sürdürülebilmesi ise telefonla beraber yaşantıyı beraberinde getiriyor.

Telefonun yoğun kullanımı dijital medyada da gelişimi sağladı. Özellikle sosyal medya kullanımları telefon gelişimleri ile giderek atış gösterdi. TÜİK verilerine göre Türkiye’deki hanelerin %96’sında cep telefonu bulunmakta ve kullanım amaçları arasında sosyal medya ilk sıralarda yer almakta.

Kullanımın bu denli yoğunlaşması ise yeni bağımlılıkları ve hastalıkları doğurdu. Nomofobi (No Mobile Phobia) ve Fomo (Fear of Missing Out) bu hastalıkların başında geliyor. Nomofobi yani telefondan mahrum kalma korkusu en fazla gençler arasında gözüküyor. Akıllı telefon ve internetin ulaşım imkanlarının gelişmesi bu hastalığın da artışını tetikliyor. Yine aynı şekilde FOMO gelişmeleri kaçırma, haber alamama korkusu sürekli bağlı kalmayı tetikliyor.

Nomofobi ve Fomo’ya karşı çözüm dijital okuryazarlık. Avrupa Konseyi ve Unicef gibi kurumlar dijital okuryazarlık üzerine yapmış oldukları çalışmalarla konunun önemine dikkat çekiyor.
Unicef bu konuda hazırlamış olduğu raporunda dünyada her 3 internet kullanıcısından birinin çocuk olduğunu belirtirken, onları dijital dünyanın tehlikelerinden korumak ve güvenli internet içeriklerine erişimlerini arttırmak için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Unicef verilerine göre interneti en fazla kullanan yaş grubunu gençler oluşturuyor. Tüm dünyada toplam nüfusun yüzde %48’i internet kullanırken, gençler arasında bu oran %71’e ulaşıyor. Ancak dijital okuryazarlık ile dijital farkındalığımızı artırabiliriz.

 

 


Önceki Sonraki